Sağlık Bakanlığı, 14 Haziran Pazar günü yapılacak Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) öncesi adaylara, "Sınava girecek kişi, 'Başaramayacağım, sorular zor olacak, bilmediğim konular çıkacak' gibi kendisiyle iç konuşmalar yapmamalıdır. Varolan kaygınızı paniğe dönüştürmeyiniz. Eğer aşırı bir kaygıya kapılmışsanız 2 dakika sınavı bırakınız" önerisinde bulundu.
Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, sınavın sadece bilgileri sınamak olduğu düşünüldüğünde başarının
e okul o oranda artacağını vurgulanarak, sınav kaygısının başarının önündeki en büyük engel olduğu belirtildi.
Kaygıyı 'kişinin okulda herhangi bir uyaranla karşı karşıya kaldığında yaşadığı fiziksel, zihinsel ve davranışsal değişmelerin duygu durumu' olarak belirtilen açıklamada, kaygının öğrenme ve başarı üzerinde olumsuz etkileri olduğuna
e okul dikkati çekildi. Sınav öncesinde öğrenilen bilginin sınav sırasında kullanılmasına engel olan, okul başarının düşmesine yol açan yoğun duygu halinin ise 'sınav kaygısı' olduğu belirtilen açıklamada, "Sınav kaygısının belli düzeyde her bireyde hissedilmesi olağandır. Bu kaygı motivasyonumuzu da arttıracağı için beraberinde başarımızı da destekleyecektir.
Kaygı rahatsız edici boyuta ulaştığında ise yani panik telaş ve aşırı heyecan durumunda ne kadar akademik olarak hazır olunsa da var olan bilgileri kullanmak zorlaşacaktır. Kaygının rahatsız edici fizyolojik boyutlara ulaşmasını sağlayan bireyin ta kendisidir. Bireyin olayları değerlendirme ve yorumlama biçimi, düşünme şekli kaygının ve stresin temel kaynağıdır" ifadelerine yer verildi.
SINAV KAYGISI BAŞARININ ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK ENGELDİR Açıklamada, en önemli noktanın stres ve kaygıdan kaçmak değil, onunla birlikte yaşamayı becerebilmek olduğu vurgulanarak, "Özgüvenini kaybetmeyen, olayların kontrolünü elinde tutan hatalarını bilen, hatalarıyla başa çıkma yollarını arayan ve öğrenen birey kaygıyı en aza indirgeyendir. Motivasyon düzeyi kaygının en önemli etkenlerinden biridir. Yapılacak bir iş basit ve kolaysa yüksek derecede güdüleme verimi artırır.
Buna karşın
e okul yapılacak iş matematik testi çözümü gibi bilişsel süreçleri içeren karmaşık bir durumu gösteriyorsa o zaman yüksek güdüleme verimi azaltır. Sınavın sadece bilgilerimizi sınamak olduğu düşünüldüğünde başarımız o oranda artar. Dolayısıyla sınav kaygısı başarının önündeki en büyük engeldir" denildi.
Sağlık Bakanlığı, öğrencilerin sınav kaygısı yaşamalarının nedenlerini şöyle sıraladı:
"Aile ve çevrenin yüksek beklenti düzeyi. Hedefi gözünde büyütme. Başarısızlık ve sınav sonuçları hakkında saplantılı düşünceler. Çalışma zamanını plansız ve doğru kullanamama. Verimsiz çalışma alışkanlıkları. Sorumlulukları erteleme, başarısız değerlendirilme korkusu. Dikkati toplayamama ve aşırı heyecanlı olma korkusu şeklinde sayılabilir."
Sınav kaygısının fiziksel ve duygusal belirtileri ise şöyle sıralandı:
"- Fiziksel Belirtiler: Karın ağrısı, bağırsak hareketlerinde değişme (ishal, kabızlık), mide şikayetleri, kalp çarpıntısı, nefes darlığı, hızlı nefes alma, terleme, titreme, baş ağrısı, baş dönmesi, huzursuzluk, uyku, uyuşukluk, yorgunluk, yeme alışkanlığında değişiklikler.
- Duygusal Belirtiler: Sinirlilik, karamsarlık, hayal kırıklığı, korku, mutsuzluk, tedirginlik, endişe, beklentilere cevap verememe gibi."
VAROLAN KAYGINIZI PANİĞE DÖNÜŞTÜRMEYİNİZ Sınav kaygısıyla başa çıkmanın 2 yolu olduğu vurgulanan açıklamada, bu aşamalar şöyle tanımlandı:
"1. aşaması: Sınavdan önce sınava iyi hazırlanılmış olarak girilmeli, uykusuz ve aç olunmamalı, asitli içecekler( kola vb., kırmızı et ve baharatlı yiyecekler stresi arttırabileceğinden bu tür yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Bunların yerine
e okul stresi azaltan meyve ve taze sebze yenilmelidir. Sınav yerine zamanında gidilmeli, acele edilmemeli, son ana kadar ders çalışılmamalı, sınavdan önce gevşeme egzersizleri yapılmalıdır. 2. aşaması: Başaramayacağım, sorular zor olacak, bilmediğim konular çıkacak gibi kendinizle iç konuşmalar yapılmamalıdır. Varolan kaygınızı paniğe dönüştürmeyiniz. Eğer aşırı bir kaygıya kapılmış iseniz 2 dakika sınavı bırakınız.
e okul Düzgün nefesler alıp vererek sınavdaki diğer insanlara bakarak yalnız olmadığınızı ve dahası herkesin heyecanlı olduğunu düşününüz. Zamanı doğru ayarlayın, rahatlamak için arada bir oturma pozisyonunuzu değiştirin, sizden önce sınavdan çıkanları görüp endişeye kapılmayın, son dakikaya kadar zamanınızı iyi kullanınız."
Kaygıları azaltma yolunda en önemli adımın
e okul doğru ve derin nefes almayı öğrenmek olduğunun altını çizen bakanlık, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Aşırı kaygıdan dolayı panik yaşandığı zamanlarda kan damarları daralır ve vücut sıcaklığı düşer. Doğru ve derin nefes alınırsa kan vücudun bütün noktalarına yayılır ve bu sayede kaygının şiddeti azalır. Öncelikle öğrencinin; başarısız olursam aileme ne derim, tanıdıklarım benim hakkımda ne düşünürler gibi sorulardan arındırılması gerekir.
Aileler çocuklarına sadece başarılı olduklarında değil, her zaman yanlarında olduklarını hissettirmelidirler. Öğrenci Kardeşim unutma, niyetinden başka bir şey yaratamazsın. Güçsüzlüğünde, mutluluğunda mutsuzluğunda niyetinde saklıdır. Binlerce öğrencinin büyük bir heyecan içinde beklediği üniversite giriş sınavı (ÖSS) başta olmak üzere diğer sınavlar (ÖSS, OKS, SBS vb.) yaklaşmaktadır.
Öğrenciler sınav öncesi ve sınav sabahı yoğun stres içinde olmaktadırlar. Stres ve heyecan ise insan vücudunun enerji tüketimini artırmaktadır. Sınavlarda hiçbir besin başarıyı tek başına, mucizevi bir şekilde etkilemez. Tüm öğrencilerimizin, özellikle bu günlerde beslenme kurallarına uymaları oldukça önemlidir."